Bahzen Health

Kalça Avasküler Nekrozu (Kemik Erimesi) Belirtileri Nelerdir?

Yayın: 14 Ağustos 2026Güncelleme: 13 Ağustos 2026

Son güncelleme: 14 Ağustos 2026

Kalça avasküler nekrozu, kalça başını besleyen damarların bozulması sonucu kemik dokusunun kansız kalıp canlılığını yitirdiği ilerleyici bir eklem hastalığıdır. Halk arasında kemik erimesi denir. Erken yakalanırsa eklem korunabilir.

Bizi Google’da tercih edilen kaynak yapınYeni yazılarımız aramalarınızda öne çıksınEkle

Muayenehanemize gelen hastaların çoğu, kasıkta başlayan ve ilk haftalarda yalnızca yürürken hissedilen sinsi bir ağrıyla geliyor. Bir kısmı orta yaşlı. Bir kısmı ise otuzlu yaşlarında, düzenli spor yapan, o güne kadar hiçbir eklem şikâyeti olmamış insanlar. Ağrı önce hareketle geliyor ve dinlenince siliniyor; tam bu yüzden aylarca ertelenebiliyor, oysa o sessiz dönem eklemi kurtarmak adına elimizdeki en değerli zaman aralığı oluyor.

Aşağıda bu hastalığın hangi belirtilerle kendini gösterdiğini, kimlerde daha sık çıktığını ve süreci en az hasarla atlatmak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini hekim gözünden anlatıyorum. Amacım size tanı koydurmak değil; karşınızdaki tabloyu tanıyıp doğru kapıyı zamanında çalmanızı sağlamak.

Özetle: Kalça avasküler nekrozunun en tipik belirtisi, başlangıçta yük binince ortaya çıkan, zamanla dinlenmede ve gece de süren kasık ağrısıdır. İlerledikçe topallama, kalçayı içe-dışa çevirmede zorlanma ve hareket kısıtlılığı eklenir. Şikâyetler çoğu hastada 2-3 hafta içinde belirginleşir. Erken evrede röntgen normal görünebildiği için kesin tanı muayene ve MR ile konur.

Kalça avasküler nekrozu nedir?

Kalça eklemi, uyluk kemiğinin tepesindeki top şeklindeki kalça başı ile leğen kemiğindeki yuvanın birleşmesinden oluşur. Kalça başını besleyen damar ağı incedir; bu bölgeye giden kan bir noktada tıkandığında devreye girecek alternatif bir güzergâh neredeyse bulunmaz. Avasküler nekrozda işte bu beslenme bozulur ve kan akışı azalan kemik dokusu canlılığını yitirmeye başlar; tıpta bu tabloya osteonekroz adı verilir.

Baştan bir ayrım yapmak gerekiyor, çünkü iki tablo halk arasında sürekli birbirine karıştırılıyor. Avasküler nekroz, kemiğin mineral yoğunluğunun azaldığı osteoporozla aynı şey değildir. Osteoporozda kemik bütün olarak zayıflar; avasküler nekrozda ise çoğunlukla kalça başının üst kısmında sınırlı bir alan kansız kalarak ölür. Süreç ilerlerse ölü kemik üzerine binen mekanik yükü taşıyamaz hale gelir, eklem yüzeyi çöker ve üzerindeki kıkırdak da bozularak tablo yavaş yavaş eklem kireçlenmesi (osteoartrit) tablosuna doğru kayar. Zamanlama bu yüzden çok kıymetli.

Hastalık en sık 30-50 yaş aralığındaki erişkinlerde karşımıza çıkar; yani çalışan, yük taşıyan, çocuğunu okula götüren, hareketli bir yaş grubunu vurur. Kaybedilen her ay yalnızca eklemi değil, kişinin işini ve günlük düzenini de etkiler. Bu yüzden erken tanı bizim için akademik bir tartışma başlığı değil, doğrudan hayat kalitesi meselesidir.

Kalça Avasküler Nekrozu (Kemik Erimesi) Belirtileri Nelerdir?

Kalça avasküler nekrozunun belirtileri nelerdir?

En sık duyduğumuz ilk cümle kasıkta ağrı. Bu ağrı sinsi başlar. Önce uzun yürüyüşte, merdiven çıkarken ya da kalçaya yük binen hareketlerde hissedilir ve dinlenince tamamen geçer; hastalar bunu çoğu zaman “kasıkta bir tutukluk” diye tarif eder ve birkaç ay boyunca ciddiye almaz. İşte o ilk aylar, müdahale açısından elimizdeki en değerli zamandır.

Süreç ilerledikçe belirtiler belirginleşir. Sık görülen erken uyarı işaretleri şunlardır:

  • Kasıkta yük bindikçe artan ağrı: Ağrı tipik olarak kasıkta hissedilir, bazen uyluğun ön yüzüne ve dize doğru yayılır; başlangıçta yalnızca aktiviteyle ortaya çıkar.
  • Dinlenmede ve gece geçmeyen ağrı: Hastalık ilerledikçe ağrı yatakta dinlenirken, hatta uykuda bile sizi rahatsız etmeye başlar ve bu, durumun ilerlediğine dair önemli bir işarettir.
  • Topallama ve aksayarak yürüme: Ağrıyan kalçaya yük vermekten kaçınmak refleksif olarak yürüyüşü bozar, zamanla bel ve diz de bu bozuk yükten payını alır.
  • Hareket kısıtlılığı: Özellikle kalçayı içe ve dışa çevirme, bağdaş kurma, çorap ve ayakkabı giyme gibi hareketlerde belirgin bir tutukluk hissedilir.
  • Bacakların kullanımında dengesizlik hissi: Ağrı nedeniyle bir tarafa daha az yüklenmek, zamanla o bacakta güçsüzlük algısı yaratabilir.
  • Yürüme mesafesinin kısalması: Bir yıl önce rahat yürünen bir mesafe artık 10-15 dakikada ağrı veriyorsa, bu gidişat sessiz değildir.

Şunu özellikle vurgulamak isterim: başlangıç döneminde kişi neredeyse hiç şikâyet etmeyebilir, hatta ilk evrede çekilen düz röntgen tamamen normal görünebilir. O yüzden risk taşıyan birinde kasık ağrısı varsa “filme bir şey çıkmadı” cümlesi rahatlatıcı sayılmaz. Kalça bölgesindeki ağrının pek çok farklı kaynağı olabileceğini kalça sancısının neden olduğunu anlattığımız yazıda ayrıntısıyla bulabilirsiniz.

Hangi belirti neye işaret eder?

Hastalar çoğu zaman ağrının varlığından çok seyrini merak eder; “artıyor mu, aynı mı kalıyor, gece de var mı” sorusu bizim için de ilk ayrım noktasıdır. Aşağıdaki tablo sahada en sık karşılaştığımız dört tabloyu ve her birinde izlenmesi gereken yolu özetliyor. Tablo tanı koydurmaz. Yalnızca gecikmeyi önlemek için bir yol haritası sunar.

Belirtinin seyri Ne anlama gelebilir Ne yapmalı
Yalnızca uzun yürüyüşte kasık ağrısı var, dinlenince tamamen geçiyor Erken dönem olabilir, eklem yüzeyi büyük olasılıkla henüz korunuyordur Şikâyet 2-3 hafta içinde geçmiyorsa muayene için randevu alın
Ağrı geceleri uykudan uyandırıyor, dinlenmekle hiç geçmiyor Süreç ilerlemiş, kemik içindeki basınç artmış olabilir Gecikmeden bir ortopedi uzmanına başvurun
Topallama başlamış, çorap ve ayakkabı giymek zorlaşmış Hareket kısıtlılığı yerleşmeye başlamış olabilir Muayene ile görüntülemenin birlikte yapılması gerekir
Yürüme mesafesi birkaç ay içinde belirgin biçimde kısalmış Eklem yüzeyi etkilenmiş, çökme başlamış olabilir Vakit kaybetmeden değerlendirilmeyi isteyin

Kalça avasküler nekrozu neden olur?

Temel mesele kalça başının kan akışının bozulmasıdır. Bunu tetikleyen pek çok faktör vardır; bazı hastalarda net bir neden bulunur, önemli bir kısmında ise altta yatan sebep tüm incelemelere rağmen ortaya konamaz ve tabloya idiyopatik, yani nedeni belirsiz osteonekroz adı verilir. Pratikte sıkça gördüğümüz risk faktörlerini şöyle toplayabiliriz:

Risk grubu Örnek durumlar
Travma kaynaklı Kalça çıkığı, kalça başı veya boynu kırıkları gibi damarları doğrudan zedeleyen yaralanmalar
İlaç ve tedavi ilişkili 3 aydan uzun süren, yüksek dozda kortizon (steroid) kullanımı
Yaşam tarzı Yoğun ve sürekli alkol tüketimi, sigara
Sistemik hastalıklar Orak hücreli anemi, lupus gibi bağ dokusu hastalıkları, pıhtılaşma bozuklukları, dalgıç hastalığı (dekompresyon)
Metabolik durumlar Kontrolsüz şeker hastalığı, ileri düzeyde yüksek kan yağları

Travma sonrası gelişen avasküler nekrozda neden bellidir; kalça başına giden damarlar yaralanma sırasında doğrudan hasar görmüştür. Travma dışı olgularda ise işin içine genellikle birden fazla faktör girer. Örneğin başka bir hastalık nedeniyle uzun süre yüksek dozda kortizon kullanan biri, bunu kendi tercihiyle değil zorunlu bir tedavi gereği yaptığı halde risk grubuna girer. Böyle bir geçmişi olan kişide kasık ağrısı başladığında bunu hafife almamak gerekir.

Metabolik zemin de sessiz bir ortaktır. Uzun süredir kan şekeri düzensiz seyreden şeker hastalarında küçük damar yapısı bozulur ve kemiğin beslenmesi bu bozulmadan payını alır; kan yağlarının yüksekliği de benzer bir yük getirerek aynı mekanizmayı besler. Bunlar tek başına hastalık yaratmaz. Ama var olan riski büyütür.

Kalça başının kanlanmasının neden bu kadar kırılgan olduğunu da kısaca açmak isterim. Bu bölgeyi besleyen damarlar hem sayıca sınırlıdır hem de eklem içinde dar bir yoldan ilerler, dolayısıyla küçük bir tıkanıklık bile geniş bir alanı beslemesiz bırakabilir. Bu anatomik özellik, kalça başını vücudun avasküler nekroza en yatkın bölgelerinden biri yapar. Aynı mantıkla, kalça çıkığı ya da kalça boynu kırığı gibi bu damar ağını doğrudan zorlayan yaralanmalardan sonra, kemik iyileşmiş görünse bile hastayı 1-2 yıl boyunca aralıklı olarak takip etmemizin nedeni budur.

Kalça avasküler nekrozu nasıl teşhis edilir?

Tanı hikâye ve muayeneyle başlar, görüntülemeyle netleşir. Muayenede önce ağrının nerede, ne zaman ve hangi hareketlerle ortaya çıktığını dinlerim. Sonra kalçanın hareket açıklığını değerlendiririm; özellikle iç ve dış rotasyonda ağrı ya da kısıtlılık olup olmadığı bu hastalıkta yol gösterici bir bulgudur. Kortizon kullanımı, alkol öyküsü ve geçirilmiş kalça travması gibi risk faktörlerini ayrıntılı sorgulamak da aynı aşamanın parçasıdır.

Görüntüleme yöntemleri

Düz röntgen ilk basamaktır ve ilerlemiş olgularda kalça başındaki çökmeyi, eklem yüzeyindeki bozulmayı gösterebilir. Ancak erken evrede röntgen çoğu zaman normal görünür; işte tam bu noktada manyetik rezonans görüntüleme devreye girer. MR, henüz röntgene yansımayan ve kemiğin canlılığını yitirmeye yeni başladığı dönemdeki değişiklikleri yakalayabildiği için bu hastalıkta tanının altın standardı kabul edilir. Gerektiğinde evreyi netleştirmek amacıyla ek tetkikler istenebilir.

Evreleme neden bu kadar önemli?

Avasküler nekroz evrelere ayrılarak değerlendirilir ve bu evreleme iki soruyu birden yanıtlar: kemiğin ne kadarlık bir bölümü etkilenmiş, kalça başında çökme başlamış mı? Tedavi planı büyük ölçüde bu iki yanıta göre şekillenir. Çökme başlamadan yakalanan bir kalçada eklemi koruma şansı belirgin biçimde yüksektir; çökme gerçekleştikten sonra ise masaya konan seçenekler tamamen değişir. Bu yüzden “ağrım var ama film temiz” diyen, üstelik risk de taşıyan bir hastada MR istemekten çekinmeyiz.

Kalça avasküler nekrozu tedavi yaklaşımları nelerdir?

Tedavinin yönünü belirleyen iki soru var. Hastalık hangi evrede? Kalça başında çökme başlamış mı? Erken evrede, henüz eklem yüzeyi çökmeden yakalanan olgularda ekleme koruyucu yaklaşımlar gündeme gelir; ileri evrede, kalça başı çökmüş ve eklem ciddi biçimde hasar görmüşse cerrahi seçenekler öne çıkar. Genel olarak yaklaşımları şöyle özetleyebiliriz:

  • Yükten koruma ve takip: Erken ve sınırlı olgularda kalçaya binen yükü azaltmak, ağrıyı yönetmek ve süreci 3-6 ay aralıklı görüntülemeyle izlemek mümkün olabilir; bu kararı hekiminiz sizin tablonuza göre verir.
  • Eklem koruyucu cerrahiler: Çökme başlamadan önceki dönemde, kalça başının beslenmesini ve mekanik desteğini iyileştirmeye yönelik bazı cerrahi yöntemler uygulanabilir; amaç eklemi mümkün olduğunca uzun süre korumaktır.
  • Kalça protezi: Kalça başı çökmüş, eklem ileri derecede hasar görmüş ve ağrı yaşam kalitesini ciddi biçimde bozmuşsa, hasarlı eklemin yapay bir eklemle değiştirildiği kalça protezi gündeme gelir. Bunun kimlere ve ne zaman uygun olduğunu ayrı bir yazıda ele alıyoruz.

Protez kararı hiçbir zaman tek bir görüntüye bakılarak verilmez. Hastanın yaşı, mesleği, ağrının günlük hayatı ne kadar kısıtladığı ve diğer eklemlerin durumu birlikte tartılır; hasarlı eklemin yapay bir eklemle değiştirilmesi mantığını anlatan uluslararası ortopedi kaynakları da bunun bir zamanlama kararı olduğunu vurgular. Erken davranmak burada gerçekten fark yaratır. Tedavi sürecinin tamamı, ilaç desteği dahil, hekiminizin sizin için çizeceği plana göre yürütülmelidir.

Günlük yaşamda nelere dikkat etmeli?

Tanı konduktan sonra hastaların en çok sorduğu şey evde ne yapabilecekleri oluyor. Burada verilebilecek genel çerçeve şudur: eklemi zorlamadan hareketli kalmak. Kesin sınırları hekiminiz çizer, çünkü aynı evredeki iki hastanın bile yük toleransı, kilosu ve mesleği nedeniyle birbirinden farklı olabilir.

  • Ağrıyı artıran uzun yürüyüş, koşu ve zıplama gibi darbeli aktiviteleri hekiminizle konuşmadan sürdürmeyin.
  • Sigarayı bırakmak, kemik beslenmesini olumsuz etkileyen bir faktörü ortadan kaldırdığı için süreç boyunca atılabilecek en anlamlı adımlardan biridir.
  • Alkol tüketimini azaltmak, özellikle bu zeminde gelişen olgularda tabloyu yavaşlatan bir katkı sağlar.
  • Şeker hastalığı ve kan yağı yüksekliği gibi metabolik sorunların takibini aksatmayın, çünkü bunlar damar sağlığını doğrudan ilgilendirir.
  • Kontrol randevularınızı erteleme alışkanlığı, bu hastalıkta en pahalıya mal olan davranıştır.

Kilo yönetimi de sessiz bir katkı sağlar. Yürüyüş sırasında kalçaya binen yük vücut ağırlığının birkaç katına çıkabildiği için, verilen birkaç kilonun bile eklem üzerinde hissedilir bir karşılığı olur. Bunu bir tedavi yöntemi olarak değil, süreci destekleyen bir alışkanlık olarak düşünün.

Ne zaman uzmana başvurmalı?

Kasığınızda 4-6 haftadan uzun süren, özellikle yürüyünce ve yük binince artan bir ağrı varsa bunu geçer diye beklememekte fayda var. Risk faktörü taşıyorsanız, yani geçmişte uzun süre kortizon kullandıysanız, yoğun alkol tüketiminiz olduysa ya da kalça travması geçirdiyseniz, aynı ağrıyı çok daha ciddiye almak gerekir.

Şu durumlar bir uzmana başvurmak için açık işaretlerdir: ağrının dinlenmede ve gece de sürmesi, topallamanın başlaması, kalçanızı çevirmekte zorlanmanız ya da yürüme mesafenizin belirgin biçimde kısalması. Avasküler nekrozda erken tanı, eklemi koruma şansını doğrudan etkilediği için “biraz daha bekleyeyim” demenin bedeli çoğu zaman kaybedilen değerli bir zaman dilimi oluyor. Erken gelen hastayla geç gelen hasta arasındaki fark, sahada en net gördüğümüz şeylerden biri.

Sık Sorulan Sorular

Kalça avasküler nekrozu kemik erimesi midir?
Halk arasında “kemik erimesi” denmesine rağmen, avasküler nekroz osteoporozdan farklıdır. Osteoporozda kemik yoğunluğu genel olarak azalır; avasküler nekrozda ise kalça başının belirli bir bölümü kan gitmediği için canlılığını yitirir ve zamanla çökebilir. İkisi farklı süreçlerdir.

Avasküler nekroz genç yaşta görülür mü?
Evet. Bu hastalık ileri yaşa özgü değildir; risk faktörü taşıyan genç ve orta yaşlı erişkinlerde de görülebilir. Bu yüzden gençlerde de inatçı kasık ağrısı hafife alınmamalıdır.

Erken dönemde belirti vermez mi?
Erken evrede belirtiler çok silik olabilir, hatta hiç olmayabilir. Bazı hastalarda ilk dönemde röntgen de normal görünür. Risk grubundaki bir kişide hafif kasık ağrısı bile değerlendirilmeyi hak eder.

Avasküler nekroz mutlaka ameliyatla mı sonuçlanır?
Hayır. Hastalığın evresine bağlıdır. Çökme başlamadan, erken yakalanan olgularda eklemi korumaya yönelik yaklaşımlar mümkün olabilir. Ameliyat, daha çok eklemin ileri derecede hasar gördüğü ileri evrelerde gündeme gelir. Doğru kararı muayene ve görüntüleme sonrası hekiminiz verir.

Tek kalçada mı olur, iki kalçada da görülebilir mi?
Avasküler nekroz tek kalçada olabileceği gibi, özellikle altta yatan sistemik bir neden ya da kortizon kullanımı söz konusuysa iki kalçada birden de görülebilir. Bu nedenle bir kalçada tanı konduğunda diğer kalçanın da değerlendirilmesi önerilir.

Kapanış

Kalça avasküler nekrozunda en belirleyici şey zamanlama. Kasıktaki ağrıyı erken fark eden, risk faktörünü bilen ve geciktirmeden değerlendirilen hastada eklemi koruma şansı yüksek oluyor; ihmal edildikçe bu şans adım adım azalıyor. Kasığınızda inatçı bir ağrı varsa, üstüne bir de risk faktörünüz bulunuyorsa, bunu zamana bırakmadan bir ortopedi uzmanına danışmanız en doğrusu olacaktır.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Kalça ağrınızla ilgili kesin değerlendirme için muayene ve gerekli görüntülemelerin yapılması şarttır; tanı ve tedavi kararı mutlaka sizi muayene eden hekimle birlikte verilmelidir.

Kaynaklar

Bu yazıdaki tıbbi bilgiler, aşağıdaki hakemli yayınlar ve güncel klinik derlemelerle karşılaştırılarak hazırlandı.

  1. Konarski W ve ark. Avascular Necrosis of Femoral Head-Overview and Current State of the Art. Int J Environ Res Public Health, 2022. PMID: 35742595
  2. Rodríguez-Olivas AO ve ark. Legg-Calvé-Perthes disease overview. Orphanet J Rare Dis, 2022. PMID: 35292045
  3. Hines JT ve ark. Osteonecrosis of the Femoral Head: an Updated Review of ARCO on Pathogenesis, Staging and Treatment. J Korean Med Sci, 2021. PMID: 34155839

Buradaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez. Şikâyetleriniz için bir hekime başvurun.

⚠️ Tıbbi Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim tavsiyesi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için mutlaka size doğrudan muayene eden hekiminize danışınız. Acil durumlar için 112.

Op. Dr. Utku Erdem Özer

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı. Ayak ve ayak bileği cerrahisi, sinir sıkışmaları (karpal tünel, kübital tünel, tarsal tünel), diz ve omuz artroskopisi ile spor yaralanmaları üzerine çalışıyorum. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış altı bilimsel makalem PubMed dizininde kayıtlıdır; ayrıntılı özgeçmiş ve yayın listesi için Hakkımda sayfasına bakabilirsiniz. Bu sitedeki yazılar bilgilendirme amaçlıdır, muayene ve tedavi yerine geçmez.
Op. Dr. Utku Erdem Özer

Op. Dr. Utku Erdem Özer

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Op. Dr. Utku Erdem Özer, ortopedi ve travmatoloji uzmanıdır. Yirmi yılı aşkın süredir özellikle diz ve kalça protezi cerrahisi ile spor yaralanmaları alanında çalışmakta; İstanbul’daki kliniğinde hasta değerlendirmesi ve cerrahi tedavi hizmeti vermektedir.

Hakkımda ›